İçeriğe geç

Bir toplumda yapılması ve yapılmaması gereken davranışlara ilişkin kurallar bütününe ne denir ?

Toplum Kuralları: Neyin Yapılması, Neyin Yapılmaması Gerektiği ve Benim Bu Kurallara Yaklaşımım

Sevgili Doze ziyaretçileri, bugün “Bir toplumda yapılması ve yapılmaması gereken davranışlara ilişkin kurallar bütününe ne denir” konusunda bilinmesi gerekenleri ele alıyoruz.

Bir toplumda yapılması ve yapılmaması gereken davranışlara ilişkin kurallar bütününe ne denir, diye soracak olursanız, aklınıza ilk gelen şey muhtemelen “toplum kuralları” olur. Ama gelin görün ki, bu kurallar bazen o kadar karmaşık ve bazen de o kadar saçma olabiliyor ki, “Yahu, bunu gerçekten kim koydu?” diye insan sormadan edemiyor. İzmir’de yaşıyorum, 25 yaşındayım ve arkadaş ortamımda sürekli espri yapan biri olarak, toplum kuralları meselesini ele alırken bazen bu kuralların ne kadar absürt olduğunu anlamakta zorlanıyorum. Gelin, hep birlikte bu kuralları keşfe çıkalım.

Toplum Kuralları: Kafamızdaki Sıkı Sistemi Anlamak

Toplumda yapılan ve yapılmayan davranışlarla ilgili kurallar genelde sosyo-kültürel bir yapıdan doğuyor. Yani, aslında hepimizin uyması beklenen bir takım “görgü kuralları” var. Her şeyin bir yeri, zamanı ve şekli var. Mesela, tramvayda birinin ayağını çiğnemek çok da hoş bir hareket değil. Kimse “Ay, teşekkür ederim!” demez, değil mi? (Benim demeyeceğimi garanti ederim, o ayrı.)

Şimdi bu kuralları biraz eğlenceli hale getirelim, çünkü bu kurallar bazen o kadar yadırgatıcı ve komik olabiliyor ki, gülmemek elde değil. İster istemez, bu kuralları anlamak bazen tıpkı bir yazılımın hata vermesi gibi: “Bu hata nereye yazılacak?” Bazen bir toplumsal davranışı doğru yapıp yapmadığımı anlamak zor oluyor.

Örnek 1: Kafede Sıra Beklerken Ne Yapmalı?

Geçen gün bir kafede sıramı beklerken gözlemledim: Bir kadın, siparişini vermek için kasaya yöneldi. Ve tabii ki, bana nazikçe “Siz önce verin” dedi. Ne kadar naif, değil mi? Ama işte, bir toplumda yapılması ve yapılmaması gereken davranışlar konusunda kuralların ne kadar ince sınırlarla belirlendiğini o an fark ettim. Gerçekten sıramı bırakıp ona vermem mi gerekiyordu?

İçimden diyorum ki: “Bana mı kaldı? Hayır, burada prensipler var. Neyse, kuralı bozmak, bütün toplumu rahatsız ederdi.” O sırada bir garip hissettim; adeta bir sivil polis gibi davranmak zorunda kaldım.

Tabii ki, bazı kurallar aslında bize bazen hiç de anlamlı gelmeyebilir. O an size hitap eden kurallar, başka birinin için bambaşka anlamlar taşıyabilir. Ve bu, hayatın o ince ve esprili yanıdır.

Örnek 2: Sohbette Konu Değiştirme Sanatı

Hadi biraz da arkadaşlar arasında konuşalım. Geçen gün bir arkadaşım, sohbetin ortasında telefonu çıkarıp sosyal medyaya bakmaya başladı. Tüm o “toplum kuralları” hatırlatmaları zihnimde anında devreye girdi: “Ne oldu, arkadaşına saygısızlık mı ediyorsun?”

Açıkçası, benim gibi birisi için böyle bir durumda kahkaha atmak kolay; “Aa, evet, benim de Whatsapp’ta bir sürü mesajım var ama sohbeti bölersem toplumun kurallarını mı ihlal ederim?” diyorum. Ama yavaşça anlıyorum ki, aslında toplumsal kurallar sadece bana bir ‘davranış kılavuzu’ sunuyor, ki bu da çoğu zaman doğru olmasa da önemli.

Gerçek şu ki, bazen sosyal medya takıntısına kapılmak yerine, arkadaşlarımızla geçirdiğimiz zaman daha değerli olabilir. Öyle değil mi?

Kuralların Hedefi: Ne Yapılmalı, Ne Yapılmamalı?

Bir toplumda yapılması ve yapılmaması gereken davranışlar üzerine düşündüğümüzde, aslında kurallar genellikle iki şey üzerine odaklanıyor: saygı ve düzen. Bu iki şey toplumun temel taşı olarak kabul edilebilir. Bir taraftan kuralları takip ederken, diğer taraftan da özgürlüğümüzü korumak için küçük küçük “isyanlar” yapıyoruz.

Örneğin, sabah işyerine giderken ellerimi temizlemedim, tabii ki toplumsal kuralları ihlal etmedim ama toplumun “temizliğe” verdiği önemi bilerek bu kurallara uymam gerektiğinin farkındayım. Çünkü bizler toplumun bir parçasıyız ve bu kurallar sayesinde bir arada durabiliyoruz.

Ama bazen kurallar öyle absürtleşiyor ki, bunları ne kadar değiştirmek istediğimi fark ediyorum. Mesela, her konuda “kibar” olmamız gerektiği fikri… Olmaz ya! İnsanın bazen biraz asi olması gerekmez mi? Gerçekten!

İç Ses: “Bu Kurallar Gerçekten Mi Gerekiyor?”

“Birini gülümseyerek selamlamak zorunda mıyım? Biri benimle konuştuğunda kesinlikle cevap vermeli miyim? Beni neden insanlar ‘güzel’ bulsun ki? İnsanın böyle düşünmesi gerekiyor mu?”

Bazen içimdeki bu ses bana toplumsal kuralların neden böyle katı olduğunu sorgulatıyor. Belki de bir gün, kuralların biraz daha esnek olması gerektiği gerçeğini kabul ederiz. Kim bilir?

Umarız “Bir toplumda yapılması ve yapılmaması gereken davranışlara ilişkin kurallar bütününe ne denir” hakkındaki bu rehber işinize yaramıştır. Doze ailesiyle kalmaya devam edin!

Sonuçta… Herkesin Kendi Kuralı

Bir toplumda yapılması ve yapılmaması gereken davranışlara ilişkin kurallar, ne kadar önemli ve ilginç olsa da, sonunda herkes kendi kurallarını koymak zorunda kalıyor. Çünkü insanlar, kişisel sınırları, değerleri ve anlayışlarıyla bir arada yaşamayı öğreniyorlar. Bazen o kuralları esnetmek, bazen de her şeye fazla anlam yüklememek gerekebilir. Tabii ki de bazen kahve siparişi verirken sırayı bozmanın da bir anlamı olabilir… Kim bilir?

Evet, belki de toplum kuralları biraz daha eğlenceli ve esprili olmalı!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort
Sitemap
tulipbet güncelTürkçe Forum