Su Pozitif Mi?
Bugün, bir anda kafama takıldı: Su pozitif mi? Hani bazen öyle sorular gelir ya insanın aklına, “Bunun cevabını bilmiyorum, ama kesinlikle bir düşünmek lazım” dedirten türden. Su, hayatın en temel bileşeni; her anımızda, her hücremizde, her damlasında bir şeyler barındıran o büyülü madde. Peki, gerçekten pozitif bir şey mi? Herhangi bir insan olarak suyu düşünürken, içsel bir huzur bulmamıza neden oluyor ama ya gerçek anlamda pozitif bir şey mi? Hadi, biraz kafa yoralım.
Su ve Pozitiflik: Başlangıçta Bir Felsefi Soru
Günlük yaşamda suyu, çoğu zaman sadece içtiğimiz, banyo yaptığımız veya doğaya karıştığında gördüğümüz bir şey olarak düşünürüz. Ama suyun içindeki pozitiflik fikri, genellikle sadece suyun sakinleştirici, rahatlatıcı etkilerinden gelir. Mesela bir deniz kenarında vakit geçirirken, suyu izlemek insana bir huzur verir. İstanbul’daki en sevdiğim yerlerden biri, sahil kenarındaki yürüyüş yollarıdır. Sahilde yürürken, denizin sesi, dalgaların kıyıya vurması, suyun berraklığı bana hep bir şeyleri hatırlatır. Sanki hayatın karmaşasından bir kaçış gibidir o an. Ama bir soru daha var: Sadece doğal su, bu pozitif etkiyi mi yaratıyor, yoksa suyun yapısında gerçekten bir pozitiflik var mı?
Su Pozitif Yüklü Mü? Bilimsel Perspektiften Bir Bakış
Biraz daha derinlere inmeye çalışalım. Su, hidrojen ve oksijenden oluşuyor. Hidrojen, periyodik tablonun ilk elementidir ve aslında pozitif yüklüdür. Oksijen ise negatif yüklüdür. Yani su molekülü, bu iki elementin birleşiminden oluşuyor, ama burada bir “pozitif” yükten bahsetmek o kadar da kolay değil. Hangi açıdan bakarsak bakalım, su, elektriksel olarak nötrdür. Yani, kimyasal açıdan suyu pozitif olarak tanımlamak mümkün değil. Ancak bunun da ötesinde, suyun insan üzerindeki etkisi, psikolojik bir boyut kazanıyor. İnsanlar, suyun kendilerine huzur verdiğini ve rahatlatıcı etkiler yarattığını düşünüyor. Bu da bir tür pozitif etkidir, değil mi?
Su ile İlgili Günlük Hayatımda Ne Gibi Durumlar Pozitif?
İstanbul gibi bir şehirde, günlük hayatımda suyun etkilerini birçok kez gözlemledim. Sabah işe gitmek için otobüste sıkışmışken, kulağımda müzik, aklımda bin bir düşünce, önümdeki manzara hiç ilgimi çekmezken birden suyla karşılaşmak her şeyin rengini değiştirebiliyor. Örneğin, Boğaz’ın karşısındaki o manzara, arada bir akşam güneşi suya vurduğunda, adeta pozitif bir enerjiyi bana yansıtır gibi hissediyorum. Böyle anlarda “su pozitif mi?” diye sormak, belki de sadece bu anların pozitifliğini daha da anlamlı kılmak oluyor. Su, bu görüntülerde de hayat buluyor, bir tür doğa ile barışan bir anlam kazanıyor. Ama bu tamamen bir algı meselesi değil mi?
Su Pozitif Olmadığında Ne Oluyor?
Tabii ki, su her zaman pozitif etkiler yaratmıyor. Suyu gördüğümüz her an pozitif olamayabiliyoruz. Mesela, su bir tehlike unsuru haline geldiğinde ne oluyor? Örneğin, İstanbul’daki bir sel felaketi anı, suyun o huzur verici etkisinin tam tersi bir etkisini gösteriyor. Şiddetli yağmur yağarken ve yollar su altında kalırken, su bambaşka bir yüzünü gösteriyor. Tüm bu düşünceler, bana suyun sadece bir doğal element değil, insanların hayata dair duygularını şekillendiren bir araç olduğunu hatırlatıyor. Su bazen huzur verir, bazen kaos yaratır; bu da suyun pozitifliğinin göreceli olduğunu ortaya koyuyor.
Su ve Gelecek: Pozitif Ya Da Negatif?
Şimdi biraz da geleceğe bakalım. Su, dünyada sınırlı bir kaynak ve bu kaynakla ilgili giderek artan problemler var. Su kaynaklarının azalması, kirlenmesi ve suyun ulaşılabilirliğinin zorlaşması, gelecekte çok daha büyük bir sorun haline gelebilir. Şimdi, suyun pozitifliği ya da negatifliği sadece bir algı meselesi olmaktan çıkıp, büyük bir kriz haline gelebilir. Yani, belki de “su pozitif mi?” sorusuna cevap ararken, bu sorunun insanoğlunun sürdürülebilirliğine etkisini de düşünmemiz gerekiyor. Su ne kadar pozitif olabilir ki, eğer artık onu bulmak, ona ulaşmak ya da onu korumak bizim için bir tehdit olmaya başlarsa?
Sonuçta, Su Gerçekten Pozitif Mi?
Su, hayatın her alanında olduğu gibi, bence bu soruyu her zaman kendi içinde yanıtlayacak kadar değişken. Psikolojik olarak, bir denizin kenarında bir yürüyüş, suyun o sakinleştirici etkisi insanı rahatlatıyor; ancak aynı su, doğal afetlerde tüm düzeni bozabiliyor. Kimyasal olarak, su nötrdür ve hiçbir şekilde kesinlikle pozitif veya negatif bir yük taşımaz. Bu da demek oluyor ki, suyun pozitifliği daha çok ona yüklediğimiz anlamla alakalı. Sonuç olarak, su pozitif mi sorusunun cevabı, içinde bulunduğumuz duruma, hislerimize ve doğa ile olan ilişkimize bağlı olarak değişiyor. Belki de bu soruya bir cevap vermek yerine, sadece suyun hayatımızdaki etkisini kabullenmek daha doğru olur. Çünkü su, ne kadar negatif ya da pozitif olursa olsun, hayatımızda hep var olacak.