El Altından Deyimi Ne Demek? – Psikolojik Bir Mercekten İnceleme
Bir sabah, ofis toplantısında gözümün önünden kayıp giden bir ifade belirdi: “Bunu el altından halletmek.” Cümleyi duymak bile, o an gerçekleşmeyen bir şeyin varlığını hissettirdi. Hangi mesajları saklıyoruz? Gizli anlaşmalar nasıl işler? İnsanların bazen açıkça ifade edemedikleri ama yine de bir şeyler yapmak istedikleri anlarda, “el altından” diye adlandırdığımız davranışlar nasıl doğuyor? Psikolojik açıdan bakıldığında, bu deyim yalnızca gizli işler yapmayı ifade etmekle kalmaz; aynı zamanda bireylerin içsel çatışmalarını, toplumsal normlara karşı gösterdikleri tepkiyi ve sosyal etkileşimdeki gücü de yansıtır.
Bu yazıda, “el altından” deyiminin ne anlama geldiğini, bilişsel, duygusal ve sosyal psikoloji çerçevesinde keşfedeceğiz. İnsanların gizli kalması gereken işleri yapma biçimlerine dair bakış açılarımızı dönüştürmeye çalışacağız.
Bölüm 1: “El Altından” ve Bilişsel Psikoloji – Gizli Eylemler ve Zihin
“El altından” deyimi, insanların bir işin görülmesi için doğrudan değil, dolaylı yollara başvurdukları durumları tanımlar. Burada önemli olan, bu davranışların zihinle nasıl ilişkili olduğudur. Beynimiz, toplumsal normlar ve etik ilkelerle sıkça karşı karşıya kaldığında, çoğu zaman bu normlara meydan okumak ister. Bu noktada, insanların davranışları arasındaki gizlilik ve dolaylı yollar, bilinçli kararlar kadar bilinçdışı süreçlere de dayanır.
Bilişsel Çelişkiler ve Gizlilik
Gizli eylemler, genellikle bilişsel çelişkilerle ilişkilidir. İnsanlar doğru bildikleri bir şeyin tam tersi bir davranış sergilediklerinde, bu çelişki bir tür içsel çatışmaya yol açar. Bu çatışma, bilişsel uyumsuzluk (cognitive dissonance) teorisiyle açıklanabilir. Bilişsel uyumsuzluk, bireylerin çelişkili düşüncelerle karşılaştıklarında bir rahatlama sağlamak için davranışlarını değiştirmeleri gerektiğini öne sürer.
Örneğin, bir kişi işyerinde verimli çalışmak için gizli bir anlaşma yapıyorsa, açıkça bu anlaşmanın doğru olmadığını biliyor olabilir. Ancak, mevcut çıkarları doğrultusunda bu davranışı “el altından” sürdürür. Beyin, bu çelişkiyi yatıştırmak için, gizli bir şekilde yapılan eylemi meşrulaştıran düşünceler geliştirir.
Örnek Vaka: Bilişsel Uyumsuzluk ve Gizli İşlemler
Bir araştırma, çalışanların etik olmayan ancak kazanç sağlayıcı davranışlarını nasıl gerekçelendirdiklerini inceledi. Katılımcılara, işyerinde bazı gizli anlaşmalar yapmalarının, onların kariyer gelişimlerine nasıl fayda sağlayacağı soruldu. Çoğu kişi, bu eylemi meşru göstermek için “bu sistem zaten böyle işliyor” gibi gerekçeler sundu. Burada bilişsel uyumsuzluk ortaya çıkmıştır. Eylemler, bireylerin inandıkları etik kurallarına ters düşse de, çıkarları için bu çelişkiler görmezden gelinmiştir.
Bölüm 2: Duygusal Psikoloji – Gizli Eylemler ve Duygusal Zekâ
“El altından” hareket etmek, yalnızca bir bilinçli tercih değil, duygusal zekâ ile de bağlantılıdır. İnsanlar, toplumsal baskılara karşı kendilerini ifade etmekte zorlanabilir ve bu durumda duygu yönetimi devreye girer. Kişisel çıkarlar, korkular, güvensizlikler ve kaygılar, çoğu zaman gizli yollarla bu duyguları dışa vurmak zorunda bırakır. Bu davranışlar, kişilerin içsel dünyalarında yaşadıkları duygusal gerilimlerin dışa vurumudur.
Gizli Yollarla Duygusal Zekâ
Duygusal zekâ, bir bireyin kendi duygularını tanıyıp yönetmesi, başkalarının duygularını anlama ve uygun şekilde tepki verme becerisidir. Ancak bu beceri bazen, bireylerin açıkça duygularını ifade edemedikleri durumlarla karşılaşır. Burada devreye giren “el altından” hareket etme davranışı, duygusal zekânın dolaylı yollardan çalıştığını gösterir.
Bir kişi, bir sosyal ortamdaki baskılara karşı duyduğu duygusal gerilimi, açıkça ifade etmek yerine gizli anlaşmalar yaparak rahatlatabilir. Bu, duygusal zekâdan kaçma veya başkalarını manipüle etme biçiminde kendini gösterebilir.
Duygusal İfade ve Sosyal Zorluklar
Bir araştırma, duygusal zekâ seviyeleri yüksek olan bireylerin, sosyal zorluklarla daha açık bir şekilde başa çıktığını, ancak bazı durumlarda yine de gizli yollarla başkalarını etkilemeye çalıştıklarını ortaya koymuştur. Özellikle karmaşık sosyal ilişkilerde, bireyler duygusal zekâlarını kullanarak bu tür gizli stratejilere başvurabilirler. Burada önemli olan, duygusal zekânın yalnızca pozitif etkileşimlerde değil, aynı zamanda gizli ve dolaylı etkileşimlerde de rol oynamasıdır.
Bölüm 3: Sosyal Psikoloji – Gizli Eylemler ve Toplumsal Dinamikler
Sosyal psikolojiye göre, “el altından” yapılan eylemler, bireylerin toplumsal normlarla nasıl etkileşime girdiğini, sosyal gruplarla olan ilişkilerini ve normlara karşı nasıl bir tutum sergilediklerini gösterir. İdeolojiler, gücün dağılımı, statü ve gruptan dışlanma korkusu, insanları gizli yollarla hareket etmeye teşvik edebilir. İnsanlar, açıkça ifade edemedikleri düşünceleri ve eylemleri başkalarına “gizlice” iletmeyi tercih edebilirler.
Sosyal Etkileşim ve Gizliliğin Dinamikleri
İnsanlar, sosyal baskılara karşı direnç gösterebilir veya bu baskılarla uyum sağlamak adına gizli yollarla hareket edebilirler. Bu tür davranışlar, sosyal etkileşimde, başkalarının izlediği normları sorgulamadan onları takip etmek anlamına gelir. Bu, aynı zamanda toplumsal norm ve grup baskısı gibi kavramların etkisi altındaki bir davranış biçimidir.
Toplumsal yapı, bazen bireyleri gizlilik ve dolaylı yollara yönlendirebilir. Aile içindeki kurallar, işyerindeki hiyerarşik yapılar veya siyasi sistemlerdeki gizli anlaşmalar, insanların doğrudan söylemekten kaçındığı ancak yine de gerçekleştirdiği eylemleri pekiştirir.
Gizlilik ve Sosyal Normların Çatışması
Birçok vaka çalışması, bireylerin toplumsal normlarla uyum içinde olmak adına gizli anlaşmalar yapmayı tercih ettiklerini gösteriyor. Çoğu zaman, bireyler içinde bulundukları toplumsal gruptan dışlanmamak için, açıklık yerine gizlilik yolunu seçerler. Bu, bireylerin sosyal normlara uymak adına katılımı gizli tutmalarına neden olabilir.
Bilişsel, Duygusal ve Sosyal Düşünceler – Kendi Deneyimimize Dönüş
Bir adım geri atıp kendi içsel deneyimlerinizi gözden geçirin:
– Sizce gizli yollarla hareket etmek, her zaman olumsuz bir şey midir, yoksa bazen bir başa çıkma stratejisi olabilir mi?
– İçsel çatışmalarınızda, toplumsal baskıdan dolayı kendinizi gizli bir şekilde hareket ederken bulduğunuzda, ne tür duygular hissediyorsunuz?
– Sosyal çevreniz, gizliliği nasıl algılıyor? Bu algılar sizin davranışlarınızı nasıl şekillendiriyor?
Bu sorular, insanların içsel çatışmalarını ve toplumsal normlara karşı gösterdikleri tutumu anlamamıza yardımcı olabilir. “El altından” yapılan her şeyin altında, çoğu zaman duygusal ve bilişsel bir gerekçe yatmaktadır.
Sonuç: Gizlilik ve İnsan Doğası
“El altından” deyimi, sadece bir toplumsal davranışı değil, aynı zamanda bireylerin gizli yollarla çıkarlarını ve duygusal ihtiyaçlarını nasıl karşıladığını da ifade eder. Psikolojik açıdan bu tür davranışlar, insan doğasının karmaşıklığını yansıtır; bazen açıkça ifade edemediklerimizi gizlice gerçekleştirme ihtiyacı hissederiz. Bu yazı, sadece bu deyimin anlamını derinlemesine incelemekle kalmaz, aynı zamanda güç, katılım, gizlilik ve toplumsal normlar arasındaki ilişkiyi de ortaya koyar.
Peki, sen hangi durumlarda “el altından” hareket ediyorsun?